![]()
Sultan Bey, tahta kimin geçeceğini belirlemek için üç oğluna dünyayı dolaşıp buldukları en değerli şeyi getirme görevi verir. Ali ve Hasan altınla dönerken Zekeriya, servet yerine gönlündeki dileğin peşinden gider; yolculuğu onu Deniz Prensesi’yle karşılaştırır.
Sultan Bey’in oğullarına verdiği sınav
Gülistan Diyarı’nda yaşayan Sultan Bey’in Ali, Hasan ve Zekeriya adında üç oğlu vardır. Eğitimlerini tamamlayan ve savaş sanatlarında ustalaşan kardeşler, bir gün babalarının çağrısıyla huzura çıkar. Yaşlandığını söyleyen Sultan Bey, kendisinden sonra tahta en layık olanı belirlemek istediğini anlatır.
Üç kardeşin de dünyayı dolaşmasını ve karşılarına çıkan en değerli şeyi saraya getirmesini ister. Sultan Bey, kararını getirdikleri hazinenin yanı sıra yolculuklarını nasıl anlattıklarına göre verecektir. Ardından oğullarını uğurlar.
Ali ve Hasan altın hazinesini seçiyor
İlk yola çıkan Ali, hizmetkârları ve yük hayvanlarıyla büyük bir kervan kurar. Arafat Tepesi’ne vardığında geceyi orada geçirir. Gece yarısı tepeden çıkan bir peri, ona zarar vermeyeceğini söyleyerek altın dolu mağaralarını gösterir. Ali, hizmetkârlarıyla birlikte atları, develeri ve eşekleri taşıyabildikleri kadar altınla doldurur. Bu hazinenin tahtı kazanmasını sağlayacağına inanarak ülkesine döner.
Ardından aynı tepeye ulaşan Hasan, ağabeyinin eşyalarını görür ancak Ali’yi bulamaz. Gece peri onu da uyandırır ve altın mağaralarına götürür. Hasan, hayvanlarına yükleyebildiği kadar altın alır; hazinesinin Ali’ninkinden daha büyük olduğunu düşünerek kervanıyla yola koyulur.
Zekeriya altın yerine dileğini seçiyor
En küçük kardeş Zekeriya ise tek başına, yalnızca kısrağı ve kılıcıyla yola çıkar. Arafat Tepesi’nde ağabeylerinin geride bıraktığı eşyaları görür. Gece peri ona da altın teklif eder, fakat Zekeriya bu teklifi geri çevirir. Altının gelip geçici olduğunu söyler.
Peri, bunun üzerine Zekeriya’dan bir dilek dilemesini ister. Genç prens, Hicaz Sultanı’nın sarayına gitmek ve sultanın kızıyla evlenmek istediğini anlatır. Peri ayağını yere vurunca önlerinde gümüş bir at belirir. Zekeriya’yı kıyıya götürecek olan bu atla yolculuk başlayacak, oradan da Hicaz’a giden bir gemiye binecektir.
Kaptanın ihaneti ve deniz fırtınası
Geminin kaptanı, Zekeriya’nın giysilerini ve gümüş atını görünce onu zengin sanır; açık denize çıktıklarında eşyalarını alıp kendisini köle olarak satmayı planlar. Kaptan, safranla uyku tozunu karıştırıp yalnızca Zekeriya’nın pilavına koydurur. Prens uykuya dalınca onu kamaraya taşır, giysilerini çıkarır ve elleriyle ayaklarına pranga vurur.
Zekeriya uyandığında zincirlerden kurtulamaz. Kaptan, onu Habeşistan’a, yani Etiyopya topraklarına götürüp köle diye satacağını söyler. Gemi üç gün üç gece yol aldıktan sonra denizde şiddetli bir fırtına çıkar ve alabora olur. Yolcular denize savrulurken zincirli Zekeriya da suya düşer. Dibe batıp kayalara çarptığı sırada onu su altındaki şatosunda yaşayan Deniz Prensesi fark eder.
Deniz Prensesi Zekeriya’ya yardım ediyor
Deniz Prensesi’nin emriyle hizmetçiler Zekeriya’yı sudan çıkarıp büyük bir kayanın üzerine yatırır. Prens yeniden nefes alır ve kendine geldiğinde mercanlarla ve incilerle süslü bir kalenin tepesinde olduğunu görür. Prenses ona yiyecek ve içecek getirtilmesini, zincirlerinin açılmasını ve yaralarına yağ sürülmesini emreder.
Zekeriya, gümüş atının durumunu sorunca Deniz Prensesi atın güvende olduğunu söyler: Deniz kızları onu su yüzüne çıkarmış, peri de geri dönmesini sağlamıştır. Prens, Hicaz Sultanı’nın kızına duyduğu hayranlığı anlatır. Deniz Prensesi ise güzelliğin tek başına yeterli olmayabileceğini hatırlatır ve prensesin gerçek kişiliğini yakından tanıması için Zekeriya’ya kız kılığına girerek saraya gitmesini önerir.
Deniz Prensesi’nin söylediği üzere üç kez dönen Zekeriya, bir kıza dönüşür. Deniz kızları onu bir yunusun sırtına bindirerek Hicaz’a doğru yola çıkarır. Kıyıya ulaşınca saraya giden Zekeriya, nereden geldiğini soran Hicaz Sultanı’na gerçek kimliğini açıklayamaz. Sultan, yabancı genç kızın kendi kızının yanında, haremde hizmet etmesini buyurur. Böylece Zekeriya, tanımak istediği prensesin yanına ulaşır.